hiper tansiyon

Obezite bir hastalıktır!

Çabuk acıkıp geç mi doyuyorsunuz, aşırı ve kontrolsüz kilo artışınız mı var, kilo vermede zorluk mu çekiyorsunuz, sık sık tatlı yeme isteğiniz mi oluşuyor, halsizlik, yorgunluk, sürekli uyku haliniz mi var? Bu belirtiler sizde de varsa insülin direnciniz olabilir.

Obezite genel olarak vücuda besinler ile alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin, yağsız vücut kitlesine oranla artması ile açıklanan kronik bir hastalıktır. Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır.

İnsan bedeni için önemli enerji kaynaklarından birisi glukozun, enerji sağlayabilmek için kandan vücut hücrelerinin (kas hücreleri, yağ hücreleri ve karaciğer hücreleri) içine taşınması gereklidir. İnsülin, pankreas bezinden salgılanan bir hormondur. İnsülin, kandaki şekerin kandan ayrılarak hücre içine girmesini sağlar. Kanda yüksek olan insülin önceleri kan şekerini hücrelere sokar, ancak hücrelerin alabileceğinden daha çok enerji vücuda girerse insülin artık bu görevini yapamaz hale gelir. İnsülin hormonunun yeterince etkili olamamasına insülin direnci adı verilir.

İnsülin direnci olan kişilerde, yorgunluk halsizlik, hızlı kilo alma, zor kilo verme, doymama, sık acıkma, uyku basması, gün içinde acıkma atakları olması, tatlıya düşkünlük, özellikle karın çevresinde yağlanma artışı gibi belirtiler görülebilir.

Obezite her geçen gün daha da artmaktadır. Bu artışın nedeni yüksek kalorili gıda alımı ve hareketsizlik gibi nedenlerden dolayı insülin direncinin hızla artmasından kaynaklanmaktadır. Obezite ile baş etmenin en etkili yollarından birisi de harcayabildiğimiz kalori ile orantılı olarak beslenmek ve uzun dönemde diyabete yol açabilen insülin direncinin gelişmesini önlemektir. Bu hastalığın tanısının konulabilmesi için hormon ve biyokimya testleri yaptırmak gerekir. Unutmayalım ki sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için yediğimiz gıdalar, egzersiz ve hormonal dengenin bir düzen içinde olması şarttır.

Günümüzde önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci önemli nedeni olan obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık probleminin oluşmasına zemin hazırlamakta, hayat kalitesi ve süresini olumsuz yönde etkilemektedir.

Obezite tedavisi ise bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin oluşumunda pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir.

Uzm.Dr. Sema Halhallı