Yaşlılık(Geriatri)

Yaşlılık(Geriatri)

Yaşlılık, yetişkinliğin bir uzantısı olarak yaşam süresinin ileriki döneminde fiziksel ve ruhsal değişimlerin görüldüğü bir evre olarak tanımlanmaktadır. Genel anlamda bu şekilde tanımlanan yaşlılık; fizyolojik değişimler, psiko-sosyal faktörler gibi farklı kriterlerin tanımlamada göz önünde bulundurulduğu bir dönem olarak kabul edilmektedir.

Geriatri; 65 yaş ve üstü hastaların sağlık sorunları, hastalıkları, sosyal ve fonksiyonel yaşamları, yaşam kaliteleri, koruyucu hekimlik uygulamaları ve toplum yaşlanması ile ilgilenen bilim dalı olup iç hastalıklarının bir yan dalıdır.

Türkiye İstatistik Kurumu 2011 verilerine göre ülkemizdeki yaşlı nüfus, tüm nüfusun %7.35’ni oluşturmaktadır.
Yaşlılar yaşlılık döneminde daha sık hastalanmakta, daha fazla kronik hastalık veya sorun ile yaşamak zorunda kalmaktadırlar.

Bu hastalıklar veya sağlık sorunları doğal olarak yaşlının yaşam memnuniyetini ve yaşam kalitesini etkilemektedir. Yaşlılarda görülen bu hastalıkların başında demans, alzheimer, idrar kaçırma, görme bozuklukları, işitme bozuklukları, malnütrisyon, osteoporoz, yürüme bozuklukları ve sık düşme, bası yaraları, uyku bozuklukları, osteoartroz gelmektedir .

Yaşlılık döneminde hastalıkların belirti ve bulguları farklılıklar göstermektedir.

Solunum sistemi enfeksiyonları, 65 yaş ve üstü insanlarda önemli bir sağlık sorunu oluşturur. Kişi ilerleyen yaşına göre sağlıklı olsa ve düşük risk grubunda bulunsa da bağışıklık sisteminde meydana gelen değişikliklerden dolayı solunum sistemi enfeksiyonlarına karşı daha duyarlı olup, enfeksiyon bulguları farklı özellikler gösterebilmektedir. 65 yaş ve üstü kişilere her yıl grip aşısı ve 5 yılda bir pnömoni (zatürre) aşısı önerilmektedir. Yaşlanma süreci en çok kardiyovasküler sistemi etkiliyor. Kardiyovasküler hastalıklar, özellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon, kalsifik aort darlığı ve kalp yetersizliği yaşla birlikte artabiliyor ve kardiyovasküler nedenli ölümlerin büyük çoğunluğu yaşlılık döneminde görülüyor. Kardiyovasküler hastalıkların bu grupta daha çok ortaya çıkmasının nedeni ise; yaşlılığa bağlı yapısal değişiklikler, risk faktörlerine uzun süre maruz kalma ve eşlik eden hastalıklar olarak sıralanıyor. Sindirim sistemi değişiklikleri sonucu ilerleyen yaştaki kişilerde en sık görülen hastalıklar; mide kanamaları, tıkanmaya kadar ilerleyen kabızlık, gastrit, iştahsızlık ve beslenme bozukluğu sık görülen sindirim sistemi bulgularıdır. Sinir sistemi değişiklikleri sonucunda birçok hastalık ortaya çıkabiliyor.

Özellikle felç, beyin kanaması, Alzheimer, Demans, Parkinson gibi hastalıklar yaşlılık dönemi sinir sistemi hastalıklarının başında geliyor.

Yaşlanmayla birlikte kas-iskelet sisteminde; kemik erimesi, kireçlenme, eklem hastalıkları, kalça kırığı gibi hastalıklar görülebiliyor. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; ilerleyen yaşta en sık kemik erimesi, bel, diz ve boyun bölgesinde olmak üzere dejeneratif eklem hastalıkları görülüyor. Yaşlılıkla birlikte en önemli risklerin başında düşmeler geliyor. 80 yaşında hiçbir hastalığı olmayan biri, düşme sonucu görülen kırıkların yarattığı komplikasyonlar nedeniyle yatağa bağımlı hale gelme, hatta hayatı tehdit eden komplikasyonlar oluşabiliyor. Bu nedenle yaşlılık döneminde düşmeleri önlemek birincil önem taşıyor.   

Bunu önlemek için öncelikle ev kazalarının önüne geçmek çok önemlidir. İleri yaştaki birinin yaşadığı evin, tıpkı küçük bir çocuk varmış gibi dikkatli düzenlenmesi gerekiyor. Evde küçük bir çocuk varken nasıl merdiven basamaklarından, katlanabilecek yer örtülerinden, kötü ışıklandırmadan, sivri köşeli eşyalardan kaçınılıyorsa ileri yaştaki birinin yaşam alanında da bu ayrıntılara dikkat etmek gerekiyor.

ÖNERİLER

Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın, en küçük bir yakınmada ilaçlara sarılmayın. Evinizi yeniden düzenleyin; kaygan paspas ve kilimleri kaldırın, merdivenlere trabzan yaptırın. ‘Spor yapacak imkan yok’ diyerek bahane üretmeyin. Yürüyüş yapmaya çalışın. Beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin; doğru pişirme yöntemleri kullanın, rengarenk beslenin.
 Özellikle yaşlı hastalarda “Polifarmasi”nin (çoklu ilaç kullanımı) yaygın olması sebebiyle akılcı olmayan ilaç kullanımına sıkça rastlanıyor. Ülkemizde yaşlı hastaların reçetesiz olarak kullandığı ilaçların büyük bölümünü ağrı kesiciler, vitaminler, kabızlık ilaçları ve bitkisel ilaçlar oluşturuyor. Yaşlı hastalar genellikle kullandıkları bitkisel ürünleri, vitaminleri doktor ya da eczacılarına bildirmiyor. Fakat bu tür ilaç dışı gıda takviyeleri de ilaçlarla etkileşime giriyor ve istenmeyen etkiler gözleniyor. Oysa ilaçlar doktor ve eczacının önerdiği dozda ve tedavi şemasına uygun şekilde kullanmalı. Sorun veya sorular ile ilgili mutlaka doktora danışılmalı.

DÜZENLİ SAĞLIK KONTROLÜNE GİDİN!

Sağlık kontrollerinin düzenli yaptırılması ileri yaş gurubunda büyük önem taşımaktadır. Bilinen kronik bir hastalık var ise ve doktor daha sık çağırmadıysa 6 ayda bir ilgili bölüme kontrole gitmek gerekir. Her hangi bir sağlık sorununuz yoksa yılda bir kez genel kontrollerin yapılması gerekir.



İnsan gençlikte yaşlılığa ömür saklamalı (Türk Atasözü).

Uzm.Dr. Sema Halhallı